Son güncellenme :05.05.2018 12:15

Anasayfa > Anasayfa > ÜÇ FİDANIMIZ MÜCADELEMİZE IŞIK TUTMAYA DEVAM EDİYOR

05.05.2018 Cts, 12:15

ÜÇ FİDANIMIZ MÜCADELEMİZE IŞIK TUTMAYA DEVAM EDİYOR

1960 yıllar,  tarihin en umutlu, en ışıklı, en cesur günleriydi. Sol rüzgarın bütün dünyayı sardığı, böyle bir dönemde, Denizler de özgürlük bayrağını Türkiye’de yükseklere taşıdılar. ABD’ye, NATO’ya, yurtlarını yerli ve yabancı sermayeye peşkeş çekmek isteyenlere en iyi cevabı eylemleriyle, yürüyüşleriyle, cesaretleriyle verdiler.

 

Üniversite işgalleri, ABD’nin Dolmabahçe’ye demirleyen 6. Filo’sunu protesto eylemleri, Tam Bağımsızlıkçı Mustafa Kemal Yürüyüşleri, İşçi-Köylü eylemleri gerçekleştirdiler. 1966’da, Ankara’dan İstanbul’a yürüyen Çorumlu belediye işçileriyle birlikte Taksim’deydiler.

 

Üniversite yaşamlarında da bütün haksızlıklara karşı çıktılar. 12 Haziran 1968’de yapılan ve öğrencilerin haklarını elde etmesiyle sonuçlanan İstanbul Üniversitesi işgalinde en öndeydiler. Deniz Gezmiş, Temmuzda yeniden İstanbul’a gelen 6. Filo’yu protesto eyleminden sonra cezaevine girdi. 3 aylık tutukluluğu sırasında, artık bütün Türkiye o ismi tanımıştı. Milli Demokratik Devrim tezinin yaygınlaşması için çabalıyor, 2. Kurtuluş Savaşı tezini işliyordu. Yarım kalan bağımsızlık mücadelesinin yeniden başlatılması gerektiğini anlatıyor ve bunun için mücadele ediyordu.

 

Şubat 1969’da da reform tasarılarını üniversitede yaşama geçirmeyen yönetimi protesto ettiği için cezaevine düştü. Çıktığında bu kez üniversite işgaline önderlik etti. Daha sonra da Filistin’e gitti. Hazirandan Eylüle kadar Filistin’deydi. O dönemde üniversiteden atıldı. Bu karara itiraz etmek için geldiği üniversitede tutuklandı. 18 Eylül 1970’e kadar tutuldu cezaevinde. O süreçte kararını da vermişti. Öğrenci hareketlerinden koparak, Filistin’de planladıkları devrim için harekete geçeceklerdi. Nurhaklar’da yaralı haldeyken vurulup öldürülen arkadaşı Sinan Cemgil ve birlikte idam edildiği Yusuf Aslan, Hüseyin İnan’ın da aralarında olduğu arkadaşlarıyla Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu’nu (THKO) kurdu. Ankara Balgat‘taki Tuslog Tesisleri’nden 4 ABD’li askerin kaçırılması gibi eylemleri gerçekleştirdi.

 

Özgürlük hareketinin çığ gibi büyüdüğü bu dönemde, emperyalistler ve işbirlikçileri, 12 Martta faşist bir darbe yaptılar. Darbeden sonra da 27 Mayıs idamlarının rövanşını almak istiyorlardı. Bunun için de üç fidanı seçtiler. Haklı hiçbir yasal dayanak olmadan Deniz’i, Yusuf’u, Hüseyin’i ve nice arkadaşlarını idamla yargılayıp,  darağacına göndererek özgürlük ve bağımsızlık mücadelesini boğmaya çalıştılar.

 

Daha hayatlarının baharında iken, candanlarından çok sevdikleri emekçi halkın kurtuluşu için mücadeleye boylu boyunca dalan ve onların kurtuluşu için kendi yaşamlarını hiçe sayan Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, 6 Mayıs 1972’de, bundan tam 44 yıl önce idam edildiler.

 

Ezilen ve sömürülen tüm Türkiye halkının kurtuluşu uğruna, gözlerini kırpmadan ölümü göze alan, 6 Mayıs 1972’de bedence aramızdan ayrılan Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ı unutmadık, unutturmayacağız. Onlar, inançları uğruna ölümü göğüslediler ve karanlık gecelerde tutuşan yıldız oldular ve yolumuzu aydınlatmaya devam ediyorlar.

 

Kısa yaşamlarına büyük mücadeleler sığdırdılar, sırtları düşmana dönük ölmediler, vurmayı da vurulmayı da, insanlık davası uğruna asılmayı da, “bize vız gelir” diyerek karşıladılar. Devrim neferi üç yiğit, sloganlarla koştular ölümsüzlüğe. Yiğitçe, başları dimdik Karşılarken ölümü, merhaba dediler ölümsüzlüğe.

 

Üç Fidanımızın bedence aramızdan ayrılmasının üstünden tam 46 yıl geçti ve yaşadığımız bu günler, o günlerden de daha zor ve çetin günler. Emperyalistler ve onların yerli işbirlikçilerinin, emekçi halkımıza saldırısı azgınca devam ediyor. Emekçi Halkımız ölümlerden ölüm beğeniyor. Birinci Kurtuluş Savaşımız ile def ettiğimiz emperyalistler ülkemize SEVR’i yeniden dayatıyorlar.

 

Biz Birleşik Kamu İş olarak, emperyalistlerin bu saldırısına karşı, Üç Fidanımızdan devir aldığımız mücadele bayrağını daha da yukarılara çıkartmak için mücadele ediyoruz ve biliyoruz ki bütün diktatörlükler geçicidir,  milyonların kalbinde yaşayacak olanlar ise daima özgürlük savaşçıları olarak anılacaktır.

 

Selam Olsun Bizden Önce Geçene!

Selam Olsun Savaşırken Düşene!

Bu yazıyı sosyal medyada paylaş

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

*