Son güncellenme :08.06.2018 7:38

Anasayfa > Anasayfa > EDEBİYATIN ÜÇ DEVRİMCİ USTASINI ANIYORUZ

08.06.2018 Cum, 7:38

EDEBİYATIN ÜÇ DEVRİMCİ USTASINI ANIYORUZ

Devrimci ruhunu şiirlerine yansıtan, inandığı değerler uğruna yıllarca sürgün ve hapis hayatı yaşayan bir dünya şairi Nazım Hikmet; şiirleriyle Anadolu insanının acısını, hüznünü, coşkusunu arı Türkçesi ile anlatan, hayatı boyunca ezilenlerin yanında yer alan ve onlarla omuz omuza mücadele eden bir usta şair Ahmed Arif; aynı değerler uğruna mücadele etmiş yoksulun, işçinin, emekçinin haklarını hikayeleriyle dile getiren usta yazarımız Orhan Kemal’i ölüm yıl dönümleri nedeniyle saygıyla anıyoruz.

Nazım Hikmet, yaşamı boyunca sanatı ile toplumsal mücadeleyi birleştirmiş, memleket hasretini, memleket sevdasını yüreğinin derinliklerinde duyan devrimci bir ozandı. Nazım’ın dizeleri, Nurettin Eşfak’ın mavzerinde direniş, Akşehir yolundaki kağnıların tekerlek gıcırtılarında zafere inanç oldu. O’nun dizeleri, Bursa ve Çankırı mahpushane duvarlarını yerle yeksan ederek, Ulucanlar darağacında Denizlere onur, cellatlara tokat oldu. O, Karadeniz’de silah taşıyan takanın kaptanı, Kömürtepe’de bayrak, Ege’de pamuk, Bitlis’te tütün, İspanya’da tankların önünde direnişçi, Habeşistan’da faşizme karşı savaşanlara katık, Hiroşima ve Nagazaki’de çocuklara şeker oldu.

Büyük ozanın “Hürriyet Kavgası” şiiri sanki bugünler için yazılmış gibidir:

Yine kitapları, türküleri, bayraklarıyla geldiler,

dalga dalga aydınlık oldular,

yürüdüler karanlığın üstüne.

Meydanları zaptettiler yine.

 

Beyazıt’ta şehit düşen

silkinip kalktı kabrinden,

ve elinde bir güneş gibi taşıyıp yarasını

yıktı Şahmeran’ın mağarasını.

 

Daha gün o gün değil, derlenip dürülmesin bayraklar.

Dinleyin, duyduğunuz çakalların ulumasıdır.

Safları sıklaştırın çocuklar,

bu kavga faşizme karşı, bu kavga hürriyet kavgasıdır.

Nazım’ın izinden giden Ahmed Arif ise, her türlü gericiliğe karşı çıkmış, insana ve genel anlamda halka yönelik saldırılara, sömürüye hep karşı olmuş ve bu duruşunu hiçbir zaman bozmamış, yılmaz, yiğit bir kavgacıydı.

Orhan Kemal, emeği anlatmış, ama kendi emeğinin değeri bilinmemiş toplumcu bir yazar, hayatının son günlerine kadar çalışmış, üretmiş; roman, hikâye, senaryo ve oyun alanlarında onlarca esere imza atmış bir kalem emekçisiydi. Orhan Kemal’in ruhu, bugün yalnızca onlarca roman ve yüzlerce öyküyle değil, yazarın yapıtlarında defalarca irdelediği haksızlık ve ayrımcılık gibi sorunlara karşı yürütülen canlı mücadeleyle de aramızda dolaşıyor.

Rahat uyuyun büyük ustalar. Sizlerin aydınlığını karartamayacaklar; ışığınız ışığımız olacaktır.

 

Bu yazıyı sosyal medyada paylaş

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

*